Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı
Kış Gezisi 2005
Tekne gruplari:1) Refik Erzan (kaptan), Barış Aydınsoy, Alper Okay, Zeynep Adali, Emre Erdem, Berivan Sengül, Coşku Çobanoglu 2) Levent Baş (Kaptan), Neslihan Gerek, Emre Menekşe, Özge Karakoca, Ozan Yusuf Kaya, Sinan Koçak, Can Çavlı1 – 2 Subat I. Gün-Marmaris Yoğun talep nedeniyle bir kısmını ikiye böldüğümüz kış gezisinin 12 kişilik ilk grubu, son dakikada verilen 3 fireyle 9 kişi olarak saat 21de Harem’deki Metro Yazıhanesinin önünden yola koyuldu. Saat 11de Marmaris otagarına varsak da, alışveriş yapıp teknelere yerleşmemiz ve yola çıkmamız 16’yı buldu. Levent Baş’ın kaptanlığındaki Yüksel 33 ekibi (Neslihan Gerek, Ozan Y. Kaya, Özge Karakoca, Sinan Koçak) ve Refik Erzan’ın kaptanlığındaki Melisa ekibi (Barış Aydınsoy, Zeynep Adalı, Alper Okay) lodos fırtınasının gözüne doğru yola koyuldu. Fırtna beklentisi, düşük hava (en fazla 8 knot) ve saatin oldukça geç olması nedeniyle yelkenleri hiç açmadan çiftlik koyuna doğru motorla yol aldik ve hava karardıktan sonra bu koyun güneyine bağlandık. Buradaki hala inşaatı süren ve büyük bir kısmının tahtaları henüz yerleştirilmemiş olan iskeleye Yüksel 33 bordaladı, Melisa da ona bordaladı. Baştan ve kıçtan koltuk alınarak doğu – batı doğrultusundan gelecek rüzgarlara karşı önlem alındı. 2 saatlik vardiyalarla nöbet tutulmasına karar verildi. Gece boyunca yön değiştiren rüzgar nedeniyle iskeleye dayanan tekneyi rahatlatmak için teknenin başından kuzey doğu yönünde bir koltuk daha alınması düşünüldü fakat gece tahtasız iskele üzerinde yürümenin tehlikesi göz önüne alınarak bu fikirden vaz geçildi. Sabah 4 – 6 nöbeti sakin bir havayla başladı fakat aniden şiddetlenen rüzgar beraberinde dolu getirdi. Kısa süren doludan sonra rüzgarın siddeti azalsa da tamamen durulmadı. Bir süre sonra yeniden şiddetlendi ve bu sefer fındık büyüklüğünde yağan dolu yaklaşık 10 dakika sürdü. Tekneni üstü 10 cm buz oldu.
3 Subat 05II. Gün-Çiftlik KoyuHava Durumu: Yagis bugün aksama kadar etkili, gece yarisindan sonra etkisini kaybediyor. Daha sonra 5i aksamina kadar Hisarönü Körfezinde yagis yok, ama körfez tam yagis sinirinda. Simi ve Datça’da yagis var, bu yagistan Hisarönü Körfezi de etkilenebilir. Rüzgarlar: öglene kadar güneybati, 5 – 6 kuvvetinde, ögleden sonra batiya dönüyor. Rodos kanalinda (gidecegimiz yön) 6 – 7 kuvvetinde, gece yarisindan sonra etkisini kaybediyor, 3 – 4 kuvvetinde. Rodos kanalinda beklenen sert hava nedeniyle Çiftlik Koyu’nda bir gece daha geçirme karari aldik. Bir önceki geceyi ayakta geçirerek yorulan ekip bu firsati dinlenerek degerlendirdi. Telefonlar, notebooklar, kameralar sarj edildi. Deniz suyu çok sicakti, Baris ve Zeynep denize girdiler.Ögleden sonra koyun agzindan 20 – 30 knot saganaklarla sert hava geldi. Netsel Marinaya geri dönüp dönmememiz gerektigi konusu tartisildi fakat böyle bir havada koydan çikmanin olanaksiz olduguna karar verildi. Saat 15:30 da hava oldukça sakinledi, yine de geç oldugu için Çiftlik’te kalma kararina sadik kalindi.Aksam yemegi ortak hazirlandi ve Melisa’da yenildi. Yemekten sonra Ozan zaten dibi delik olan ve firtinada patlayan usturmaçalarla agir hasar alan gezi bütçemizi denklestirebilmek için kamarasina çekildi. Iskelenin çok kötü olmasi, iç tekneyi gereksiz yere iskeleye fazla yaklastirmamiz ve bazi halatlari fazla germemiz nedeniyle bir kaç ip koptu ve 3 usturmaça patladi. Yemekten sonra 8 kisi tabu oynadik. Baris – Levent – Özge ve Zeynep’ten kurulu ilk ekip baslarda arayi oldukça açti. Fakat daha sonra Sinan ve Alper’in müthis çikislari ile diger ekip farki kapatti. Sonuçta Levent’in ekibi 2 sayi farkla oyunu önde bitirdi.Gece Firtna beklentisi olmadigi için nöbet tutmama karari alindi. 4 Şubat 05 III.Gün-Çiftlik’ten BozukKale’yeSabah 9’da kahvaltıdan hemen sonra Çiftlik’ten ayrılarak Bozukale’ye doğru yola çıktık. Yüksel 33 teknesinin gün kaptanlığını Özge yaptı. Koydan çıktıktan sonra anayelkenler basıldı fakat rüzgar çok azdı ve devamlı yön değiştiriyordu. Bu nedenle daha iyi bir havayla karşılaşana kadar motor + anayelken devam etmeye karar verildi. 1 saat içinde rüzgar şiddetini arttırdı. Bozukale’ye kadar orsadan pupaya değişen seyirlerde yelken yaptık. Deniz dalgalıydı ve rüzgar stabil olmadığı için yorucu bir seyirdi. 15.30da Bozukale’ye geldik. Burası güney – güneybatı yönünde girişi olan kuzeyli rüzgarlara karşı korunaklı bir koy. Karadan ulaşımı zor olduğu için kıyıda bir kaç lokanta ve iç kesimlerinde keçilerin geceleri ağıllardan başka birşey yok. Telefonlar çekmediği için ailelere ulaşmak da sorun oldu. Restoranların ömümdeki tonozlara bağlanarak botlarla kıyıya çıkarak karada ufak bir gezi yaptık.daha sonra da ateş yakarak mangal yaptık. Çoban Ali restoranın kışın bekçiliğini yapan Mustafa amca bize her konuda çok yardımcı oldu. Ateş yaktı, sandalye getirdi, mutfağını ve odasını bize açtı. Hava karardıktan sonra manzara mükemmeldi. Günlerdir kapalı olan gökyüzünde tek bir bulut bile yoktu ve bütün yıldızlar pırıl pırıldı. Ateş canlandırıldı. Mustafa amca klarnetiyle Klasik Türk Müziğinden oyun havalarına kadar her türlü müzikle akşamımıza renk kattı. 5 Şubat 05IV. Gün – Bozukkale - BozburunHava Durumu: rüzgar kuzey – kuzeybatıdan 11 – 15 knots, stabil. Dalga kıyılarda az, açıklara gidildikçe artıyor.Bozukale’den Bozburun’a doğru 10’da yola çıkıldı. Yüksel 33’ün gün kaptanlığını Ozan yaptı. Deniz ve rüzgart yelken yapmaya oldukça elverişliydi.Yüksel 33’te navigasyonla ilgili bir iletişimsizlik yüzünden rotadan saparak açığa düştük. Arayı kapatmaya çalışırken yanlış yerde tiramola kararı ve iki başarısız tiramolayla iyice geriye düştük. Saat 14:30 da Bozburun’a vardık. Buradan bize katılacak arkadaşları beklerken (Emre Menekşe, Berivan, Emre Erdem, Can Çavlı, Coşku) tekneleri (ve kendimizi) temizledik, erzak eksiklerini belirledik. Elektrik bağlantısı sayesinde teknemizi ısıttık, günlerdir yağmur altında kurumak bilmeyen eşyalarımız kuruttuk, su ikmali yaptık. Bu arada Refik Hoca’ya İstanbul’dan ‘minik yelkencinin’ kız olacağı haberi geldi. Akşam yemeğini yediğimiz Kandil Restoranda kadehler minik yelkenci Zeynep için kaldırıldı.6 Şubat 05V. Gün – Hisarönü KörfeziSabah 9:30 da Bozburun’dan ayrılarak Selimiye’ye doğru yola çıktık. Yüksel 33 teknesinin gün kaptanlığını Sinan yaptı. Planımız öğlen Selimiye’de olmak, burada birşeyler yiyp, gecelemek için Orhaniye’deki Martı Marinaya doğru yola çıkmaktı.Yüksel 33’te vinç kolunun birinin suya düştü, diğeri de trimalodan sonra genoayı almaya çalışırken kırıldı. Bu yüzden bu tekne orsa kolunun kalan kısmını motorla geçmeye karar verdi. Selimiye ve Orhaniye koylarının bulunduğu körfeze girince rüzgarı apazdan almaya başladık ve motoru durdurup yelken yapmaya karar verdik. Diğer tekneye direk Orhaniye’ye gitme önerisinde bulunduk fakat kabul edilmedi. Ancak navigasyonda yapılan bir hata nedeniyle Melisa rotasını Orhaniye’ye çevirdi ve Selimiye’nin yanından geçip gitti. Biz de onları takip ederek Martı marinaya vardık. Burada gelirken kakıç ve fırçayı da düşürdüğümüzü fark ettik. Deniz dalgalıydı ve vinç kolu olmadan yaptığımız bu seyir oldukça yorucuydu. Martı marinada tekneleri ısıttık, yıkadık su ikmali yaptık. Oldukça lüks olan duşlarında bütün ekip yorgunluğunu attı. 7 Şubat 05 VI. Gün – Yeşilova Körfezi ve SerçeGeri dönüş başladı. Yüksel 33’ün gün kaptanlığını Emre menekşe yaptı. Orhaniye’den çıktıktan sonra ilk hedef Söğüt’tü. Burada öğlen yemeği yenilecek, yapılabilirse Söğüt’te yaşayan arkadaşlar ziyeret edilecekti. Rüzgarın yönü ve şiddeti balon basmaya çok elverişli olduğu için önce Yüksel 33, daha sonra da Melisa balon bastı. Ancak Melisa’da balon ters basıldığı için iki tekne arasındaki fark oldukça açıldı. Rüzgar sertleştikten sonra balon indirildi. Daha sonra rüzgar düştükçe birkaç kez daha balonun çıkarılması düşünüldü ancak rüzgarın şiddeti stabil olmadığı ve sağanakların bizi zor durumda bırakabileceği göz önünde bulundurularak balon basılmadı.Söğüt’te karaya çıkmadık ve görüşmek istediğimiz kişilere de telefonla ulaşamadık. Burada yenilen öğle yemeğinden sonra Serçe’ye doğru yola çıkıldı. Yol boyunca ortalam 22 – 25 knot havada geniş apaz seyri yapıldı. Serçe’ye ulaşabilmek için sancak kontradan iskele kontraya geçmemiz gerekiyordu. Yüksel 33 kavançaya cesaret edemeyerek bu manevrayı tiramola ile yaptı. Fakat Melisa 29 knot havada çok başarılı bir kavançayla manevrasını tamamladı. Serçe de kuzeyli rüzgarlara karşı korunaklı, içinde tek bir lokanta olan ıssız bir koydu. Burada Melisa 3 farklı tonoza bağlanarak koyun kuzeyindeki vadiden gelebilecek rüzgarlara karşı kendini emniyete almaya çalıştı. Yüksel 33 de Melisa’ya bordaladı. Gece sakin geçti, nöbet tutmaya ihtiyaç duyulmadı. 8 Şubat 05VII.Gün –Geri Dönüş 9:15 te Marmaris’e doğru yola çıkılıdı. Yüksel 33ün gün kaptanlığını Neslihan yaptı. Koydan çıkılır çıkılmaz yelkenler basıldı. Orsa – dar apaz seyirde bir süre iki tekne yan yana gitti. Ancak Melisa yavaş yavaş farkı açtı. Hava sertleşmeye başladıktan sonra Melisa üstünlüğünü koruyamadı ve Yüksel 33ün aradaki farkı kapatmasına engel olamadı. Rüzgar altından şarkılar ve sloganlar eşliğinde nihayet geçildi. Bu arada verilen yanlış bir tiramola kararıyla aradaki fark oldukça açıldı. Koyun girişindeki boğazdan geçebilmek için çok mücadele verdik. Ancak Melisa erken pes etti ve boğazı motorla geçti. Marmaris’te bir gece aradan sonra medeniyetle yeniden buluşan ekip duşlara hücüm etti. Refik Hoca akşam yemeğinden hemen sonra İstanbul’a gitmek üzere aramızdan ayrıldı. Ekip de Marmaris’te yapılan ufak bir yürüyüşten sonra teknelerine çekildi. 9 Şubat 05VIII. Gün- Marmaris EğitimlerSabah 8:30da 10 Şubatta başlayacak on – line registration için Özge ve Ozan aramızdan ayrıldı. Alper de bir süre sonra İzmir’e doğru yola çıktı. Ozan saymanlık işini Coşku’ya devretti ve eksilen ekibi dengelemek için Coşku Yüksel 33’e geçti. Tekneleri temizlemek, denizden adam kurtarma ve demir atma antremanları yapmak için Netsel marinadan çıktık. Koy içinde bir sahilde tüm ekip teker teker demir atma çalışması yaptı. Denizden adam kurtarma antremanı da bir kaç başarısız denemeden sonra yapıldı. Sintineyi boşaltmak için koyun dışına doğru yola çıkıldı. Bu işlemeler bittikten sonra iki tekne yarış yapmaya karar verdi. Sonuna kadar başa baş geçen yarışı Melisa önde bitirdi. Netsel Marinaaya dönüşte bir yarış daha yapıldı. Yalancı Boğaz’ın açığında rüzgarsız kalan Melisa Yüksel 33ün galibiyetini kabul ederek yarışı sonlandırdı. Mazot alınarak Netsel Marina’ya girildi.Netsel Marina’da başlayan iç temizlik Yüksel Yatçılık’tan gelen görevlilerin “biz bir daha temizleyeceğiz, çok ince temizlik yapmanıza gerek yok” demesiyle son buldu. Teknede kalan tüm yiyecek dişarı çıkarıldı ve pontonda biskui, şokella, çorba, şarap,... vs’den oluşan açık büfe bir akşam çayı verildi. Yol için yanımıza aldıklarımız dışında paketi açılmamış her şey tekrar teknelere konuldu. Berivan ve Can Çavlı Bodrum’a, Emre Erdem ve Coşku da Eskişehir’e doğru yola çıktı. İstanbul’a dönecek 6 kişi (Neslihan, Levent, Barış, Zeynep, Sinan, Emre Menekşe) 21e kadar Marmaris’te vakit geçirdi. dönüş yolculuğu gidişten de sakin, 10 şubat Perşembe sabahı saat 9da Harem’de son buldu. Gezinin Unutulmaz Sözleri-otobus“Başka vinç kolu var mıydı teknede?”“Hocam sabah don olmasın diye güverteyi süpürüyorum.”“Wind is coming down!” “Hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor.”“Her ‘pıt’ 20 dolar.”“Valla bundan sonra saymana hiç stres yok! Ben sayarım öderim.”“Pudingi sıcak yemek isteyen var mı?”“Teknede piyaz yemek, apparent wind hızını artırıyor.”“Şööyle öğüre öğüre kusmak istiyorum.”“Ulan daha boyayı tamamlamadık, cilaya neden başlıyoruz?”“Kollar böyle durunca, koltuk altlarını serinletiyorum.”“Ben horlamam ki!”“Bu direğin içinde motor mu var?”“Bak şimdi, bu dolu fırtınanın tam merkezinde, 10 dakika sonra fırtına dinecek!”“Bu kıymayı ne yapalım?”“Kürek nasıl çekiliyor ki?”“Olm boşlama şu cenovayı!”“Oh bee, bugün de bitti.”“Şimdi Uçak diyince ne geliyor aklınıza?”“Bak şimdi bir otomobil var. Hani uçuyor...”“Ne demek Marinaya servis yok, ben bu bavulu elimde mi tasiycam simdi!! Hayatimda tasimamisim…”“Sinan sen bu t-shirtle Bozburunda iyi kiz tavlarsin!”“V12 cok iyi makina, iyi ceker!”“Rudolf Diesel V25 yapmis!”(Firtinada) “Bu ne ki, eger hava patlarsa, tekneleri burda tutamayiz!”“Ozaaan koş, kamaramızı dekore edicez!”“Evet deniz kabardi, biseyler olucak. Ben yatıyorum.”“Sinan, benim de psikolojimi bozdun!”“Şarabı hakedicek hic bisey yapmadin!““Biz seyir esnasinda yemek yiyemiyoruz, hersey artti”“Insan gibi yedik, insan gibi yelken yaptık!”“Simdi Yuksel Yatciligin surprizi, Dufour 50 ile beles tramola antremanı!““Biz bi Bavaria’lara bakalim…”“Otogar’da Fedai Abi’ye gidin, biz yelkenciyiz diyin…”“Ana yelkeni boşkoy!”“Mr.Spinnaker sıkıldı asagida!”1."Karnım ac degil, enerji olsun diye yiyiyorum."agrili insaat iscisi:"La burda bi Zozan varmıs, kimdir O ?"aynı adam : buranın lodosu fenadır tekneleri iyi baglayin...bu koyda dus yapabilir miyiz acaba?(gece02:30-lodos fırtınası guverte nobeti) 5.teoriyi bırak ulan aksam kıymayi yiyecek miyiz onu soyle..."Fedai abi, aksam orda mısın tekneden iner inmez yanina geliyorum" "Lan Mamati helal olsun, senin kebap 1,5 oldu!""Niye kimse cevap vermiyo, hepiniz mi paketsiniz?! Kargo gemisi mi lan bu, atarim hepinizi denize!!!""hep yıkama - yaglama, motor hic calismiyo mu?"“ -600 mil var gozukuyo? – koordinat olarak Ingiltere’yi mi girdin?!!” “Usturmacalar adiymis, kendiliginden patladi diyelim.“ “Usturmaca yuzume patladi.““Teknede dus almak icin, Hamidiye zirhlisi gibi manevra yapmak gerekiyor!““Kemal Ağa harika bir adam, hem filosof hem zampara”“Yarin Tornado da olsa, Twister da olsa, yelken basalim!”“Oha supurgeyle kakic da dusmus!”“Sıcak şarabı kaynatma, alkolu ucar!““Nasıl olur ya, bizim GPS mi bozuk!““Ben gordum, siz ekipmanlari cok zorluyorsunuz!““ Mamati gelirken karbon direk de getir!““Hocam sabah 5.30’dan beri kazıyorum!““Bi ara bizim teknedeki tencereleri de bi dolastirsana…““-Ya simdi butun bunlarda hedef ne, sen onu soyle? –hedef kaliteli yasam hocam!“Neslihan Gerek
March 13, 2005
Subscribe to:
Comments (Atom)