May 29, 2005

Bahar Gezisi 2005

Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı
Bahar Gezisi 2005

Rota :
Marmaris – Çiftlik Koyu – Göcek – Fethiye Körfezi – Marmaris Denizcilik Festivali

Tekne Grupları:
1) Cem Eğrikavuk, Hande Eğrikavuk, Can Baysal, İdil Seda Ak, Aslıhan Dinçer, Emrah Balcıoğlu

2) Esen Durmaz, Okan Akdağ, Coşku Çobanoğlu, Senem Bereketçi, Seden Karakurt, Merve Aslı Müjdeci

3) Levent Baş, Sinan Koçak, Caroline Thompson, Mehmet Erkan, Zahit Güneri, Erdem Prekiç, Hakan Karaca

4) Emre Menekşe, Neslihan Gerek, Başak Sucuka, Yağız Engin, Can Özçelik, Pınar Cumalı, Nurçin Eğercioğlu

5) Barış Aydınsoy, Özge Karakoca, Burçe Ergel, Tunç Öztunç, Onur Okutur, Ozan Yılmaz, Aslı Bal

6) Alper Okay, Ozan Yusuf Kaya, Berivan Şengül, İbrahim Ulukaya, Gözde Tuncer, Can Cavlı, Zeynep Adalı


23.04.2005 – 1.Gün

“6 tekne çıkacağız geziye! Bu gezi rekor sayıya ulaşmalı: 40 kişi 40!!!” Levent iyi gaz vermişti herkese. 40 kişilik inanılmaz bir kadro Harem’de tamamandı ve Pamukkale’nin Setralarıyla rahat bir yolculuğun (aksini düşününenler dönüş yolunu hatırlasın) ardından sabah 11.00’de Marmaris otogarda herkesin elinde bir alışveriş listesi, tüm ekipte bir telaş... 6 teknenin kaptanları Cem, Levent, Esen, Emre, Barış ve Alper tekneleri teslim almaya gitmişlerdi bile. Kalanlar ise servisle doğru Tansaş’a! Her tekne 3-4 araba doldurduktan ve geç de olsa kasadan çıktıktan sonra saat 13.00’ü bulmuştu. Tansaş’ın servisleriyle torbalarımızı yüklenip Netsel Marina’nın yolunu tuttuk ve teknelerimizi yerleştirdik. Tüm bunlar saat 14.00’de seyire geçebilmek için hızla yapılmıştı ancak Barış’ınteknesindeki telsizin çalışmadığı farkedilince (-ki ilk aksilik daha marinadan çıkmadan yakamıza yakışmıştı o gün) düzeltilmesi beklendi ve 17.00’de tüm tekneler demir aldı.

İlk gece seyir yapılması planlanmıştı. Rota Kaş-Kekova’ya doğruydu. Marina çıkışında rüzgar tam beklenen gibiydi: 5-10 knot arası esen rüzgarla 1-2 saat problemsiz seyir yapabildik. Ta ki Levent’in teknesinde cenova yırtılana kadar. Ayrıca da vinç kollarından birini suya düşürmüşler, yüzer olmasına rağmen dalgalar yüzünden gözden kaybedip alamamışlardı. Fazla zaman kaybetmeden Levent, Netsel Marina’ya geri dönmeye karar verdi. Diğer teknelerin ise rotayı değiştirmeden devam etmesi planlandı. Fazla zaman geçmeden telsizden bir aksilik daha duyuldu. Bu kez de Barış’ın teknede ana yelken Ferlingi sıkışmış ve ana yelken açılmıyordu. Bir de şanzıman teli kopmuş ve de balon iskotaları pervaneye dolanmış. Barış’ en yakın olan tekne: Emre Barışlar’ın yanına gitti. Hava baya sertleşmiş ve dalgalar seyrimizi zorlaştırmıştı. Rüzgar ort. 17 knottu. Kalan 3 tekne geceyi yakındaki Çiftlik Koyunda geçirmeye karar vererek. Alperin teknesindeki GPS çalışmadığı ve diğer tekneler de gözden kaybolduğu için koya baya geç ulaştışlar ama sonuçta Levent’in de onlara yetişmesiyle 4 tekne Çiftlik’te demirlerdi. Emre Barış’ı Marmaris’e kadar çekerek ancak sabah 4.00’de marinaya ulaşabilmişler ve bir dalgıçla pervaneden iskotayı kurtarmışlar.


24.04.2005 – 2.Gün

Dün yaşanan asiliklerin ardından tüm ekipler yorgundu ve Kaş-Kekova planından çoktan vazgeçilmişti bile. Saat 11.00de seyirimiz başladı. 10 knottan fazla rüzgar vardı. Herkes balon basmaya karar verdi. Bu sırada telsizle Emra’den Balonla ilgili uyarılar da gelmeye başladı. Balonları suya düşürmek üzerelerdi.Öğleden sonra hava yine dünkü gibi serleşmeye ve seyiri zorlaştırmaya başladı.Tüm gün seyir yaparak akşam kapı koyuna demirledik.


25.04.2005 – 3.Gün

Kapı koyunda erken saatlerde uyanmaya başlayan takımda kahvaltı hazırlıkları sürerken herkes mayolarını giyip denize atlamıştı bile. Bir yandan bulaşıklarını yıkayan tekneler bir yandan da zoodiacları kapıp kürek savaşına giriştiler. 5 kişilik korsan zoodiac tüm kürekleri çalıp kalanları ortada bırakınca komik bir sahne çıktı ortaya.
İki gündür havanın sürekli sertlemesinde herkes bezmişti ve bugün biraz daha az seyirle dinlenmeyi tercih ettik. Öğleden sonra demir alarak Tersane adasına doğru yol aldık. Akşam da orada demirledik.


26.04.2005 - 4.gün

Tersane Adası’nda eğlenceli bir akşamdan sonra rota akşam Göcek Marina’ya varmak üzere belirlendi ve uzunca bir seyir için demir alındı. Rüzgar hafifti ve zaman zaman motorla seyir yapmayı da gerektiriyordu. Seyir boyunca tekne yarışları yaptık. Alper’in teknesinde Ferling sıkışınca yarış bi yana yelken açmak bile mümkün olmadı. Yelkeni yırtmamak ve sıkışan Ferlingi açabilmek için Ozan YK direğe tırmanarak durumu kurtardı. Akşamüstü Göcek Belediye Marina’ya yaklaşırken bir sorun da Cem’in teknede çıktı: Balonları tamamen suya düşmüş ve zor kurtarılmıştı. Neyse ki hava hafif diyerek bu iki sorunu da ucuz atlatmıştık.
Tüm takım Göcek Marina’da duşunu aldıktan sonra yemek için sabırsızlanıyordu Sonunda teknede yemek pişmeyecek ve bulaşık yıkanmayacaktı. Yemekten sonra gezinin sadece ilk bölümüne katılanları uğurladık. Balıklarımızı yiyip geceyi de dans ve eğlenceyle geçirdik.


27.04.2005 - 5.gün

Göcek Marina’da geziden ayrılan birkaç kişiyi daha uğurladıktan sonra demir aldık. Öğle yemeğimizi seyyar(!) gözlemeciden hazıra konarak geçiştiridik ve bol bol yüzüp güneşlendik. Akşamüstü ise yassı adaların önünde yarışlar yaptık ancak Alper’in teknesinde ana yelken Ferling’i sıkışınca 6. tekne yarışamadı. Durumu düzeltmek için Ozan YK direğe tırmanarak ana yelkenle savaştı.





28.04.2005 - 6.Gün

Kahvaltımızı açıkta yaptıktan sonra Marmaris’e doğru seyire devam ettik.Alper’in teknesindeki Ferling sorunu bugün de belirdi. Yine ana yelken sıkıştı. Akşamüstü yorgun bir şekilde marinaya dönmüştük. Herkes Netzel Marina’nın duşlarına koşturdu. Ardından da Marmaris’e dönme amacımıza gelmişti. Cuma ve Cumartesi günü Marmaris Denizcilik Festivali kapsamındaki yat yarışına katılacaktık. Bu sebeple de hemen tüm takım kokteyle koşturduk. Tabi önce kaptanlar yarışla ilgili gerekli brifingi aldılar. Tekne takımları belirlendi ve kaptanlar takımlarına gaz vermeye başlamıştı bile. Kokteylden sonra Marmaris’te akşam yemeklerimizi yedik.


29.04.2005 - 7.gün

Yarış sabahı tüm tekneler erkenden uyandı ve yarış hazırlıklarına koyuldular. Ağırlıklar azaltıldı flamalarımız indirildi. Açıkta da tramola ve kavança antrenmanlarının ardından herkes yarışa hazırdı. Cuma günü olan ilk etap saat 12.00 de başladı. Üçgen rota için şamandıralar atıldı ve orsa kolu ile yarışa başlandı. Rüzgar yarış için gayet uygundu ancak Yüksel’in tekneleriyle koşmak mümkün değildi daha çok emekliyorduk. Yine de tüm tekneler o gün yarışı tamamladı.Levent ve Erdem’in de yarıştığı Sağnak ilk finish gören tekneydi. Overall’da da birincilik elindeydi. Sonuncular ise kendi aralarında bir mach race havasında yarışan ve arkalarından şamandıraların toplandığı Barış ve Alper’indi.
Yarış sonrası duşlarını alıp dinlenen ekibimiz son kalan yiyeceklerini de tüketmek için yemek hazırlıklarındaydı. Ertesi günkü yarış da düşünülerek erken erken yatıldı.


30.04.2005 - 8. gün –dönüyoruz-

Teknede uyandığımız son sabah herkes artık yorgun ama yarış için hazırdı. 11.00 de başlayacak yarış için hazırlandık ve bu akşam dönüş yoluna geçeceğimiz için çantalarımızı da toparladık. Yarış sorunsuz start aldı. Yarışta Sağnak yine ilk finish gören tekneydi. Boğaziçi Takımları içinde ise Esen’in tekne geçilemedi. Esense bu birincilikte Okan’ın tecrübelerini öve öve bitiremedi. Yarış bir şekilde tamamlandı ve yarış tamamlandığında herkes –sanırım özellikle de Yüksel 26- ne olursa olsun finish görüp ödül alabileceği için memnundu. Yarış sonrası marinaya dönmeden tekneleri sorunsuz ve temiz bırakabilmek için açıkta tekne temizliğine giriştik. Marina’ya dönüldüğünde herkes akşamki ödül töreni için hazırlanmaya başladı. Saat 7de bizi marinadan almaya gelen servise binerek İçmeler’e gittik. Ödül töreninde Boğaziçi Üniversitesi adının sıkça tekrarlanması herkesi oldukça etkiledi sanırım. Kolay mı 5 ödül! Kokteylin ardından saat 9 da otelden ayrıldık ve Marmariste oyalanmak için kalan bir saatimizi de British pub’da dans ederek geçirdik.

Bol duraklı otobüs yolculuğumuzun ardından öğlen saatlerinde İstanbul’daydık.


Gözde Tunçer

May 25, 2005

Bahar Gezisi 2005

Yazan: Levent Baş ( baslevent@gmail.com )

Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı Bahar Tatili Gezisi

Ülkemizde birçok yelken kulübünün düzenlemeyi arzu ettiği yelken gezilerini, Türkiye’nin ilk üniversite yelken takımı olan, Boğaziçi Yelken Takımı kendine has eğitim programı ve sürekli genişleyen topluluğuyla düzenli olarak düzenliyor. 23-30 Nisan tarihlerinde yapılan gezide 41 kişilik yelkenci kafilesi 6 tekneden oluşan filoyla Fethiye Körfezine ve Marmaris Denizcilik Festivaline renk kattı.

23-24 Nisan: Marmaris’ten Fethiye Körfezi’ne
Boğaziçi Üniversitesi’nin geleneksel hale gelen bahar tatilini fırsat bilerek düzenlediğimiz ve bu sefer en kalabalığını gerçekleştiriyor olduğumuz Yelken Eğitim Gezisinin organizasyonuna Mart ayı ortasında başlamıştık. Bu sene sponsorsuz düzenlediğimiz organizasyonun tüm yükünü sporcular kendi aralarında paylaştılar. Yıl boyunca farklı seviyedeki eğitimlerine devam eden 29 sporcumuz, kaptanlık eğitiminde olan 7 sporcumuz ve 5 gözetmen kaptanımızdan oluşan 41 kişilik kafilemiz için Marmaris Yüksel Yatçılık’tan kiraladığımız 6 eş tekneyi bir haftalığına devralmak üzere Cuma akşamı İstanbul’dan yola çıktık ve saat 11:00’de Marmaris’e vardık. Bu tür yolculukların en zor kısmı, gezi öncesi yapılan alışveriş ve tekne yerleştirme işlemleridir. Bu konuda artık çok tecrubeli olsak da, çıkış öncesi son toplantılar ve yatın üzerinde verilen brifinglerle çıkış saatimiz 15:30’a kadar uzadı.

Bu sene ilk olarak yapmayı düşündüğümüz, Kaş-Kekova rotası ve bizi bekleyen uzun gece seyri hepimizi çok heyecanlandırıyordu. Marmaris’i geride bırakıp Kadırga Burnu’nu bordaladığımızda atılan kavançalardan birinde teknelerden birinin cenovasının orta yerden yırtılması, “Dakika bir, gol bir” dedirterek filonun moralini bozdu. Tek çare, Marmaris’e geri dönmek ve cenovayı değiştirmekti. Filoyu bozmak istemediğimizden, diğer beş tekne Kaş rotasını birkaç saatliğine erteleyerek pruvalarını Gerbekse Koyuna çevirdiler.

Yüksel Yatçılık’tan her daim yardımımıza koşan Murat’ın yırtılan cenovayı bizimle denizde buluşarak değiştirme önerisi hepimizi bir nebze olsun rahatlatmıştı. Bu sayede zamandan kazanacak ve bu akşam içinde Kaş Rotasına devam edebilecektik. Yelkenler değiştirildikten hemen sonra, Boğaziçi ekipleriyle yapılan telsiz görüşmelerinden, bir teknede daha sorun olduğu anlaşılıyordu.

Filo, Gerbekse Koyu’na doğru yöneldiği sırada, yelken indirip motor basan teknelerden biri motordaki hararetten şikayetçi olurken az sonra, -ana yelkeni furlingli olan iki tekne vardı- ana yelken furlinginin sıkıştığı haberini veriyordu. Bu karmaşa, istemsiz birkaç tramola atmalarına sebep olmuştu. Tüm filo, bu teknenin başına gelenleri üçer dakika arayla telsizden dinlediği için, durum bir korku filmine benzemeye başlıyordu. En kötü haber, en son geldi. Karmaşa sırasında, hiç olmayacak birşey; cenova iskotalarından biri pervanenin şaftına sarmıştı. Tüm dalma, kurtarma, kesme, biçme müdahalelerine rağmen halatı pervaneden kurtaramayınca, tek çare başı dertte olan tekneyi yedekleyip, Marmaris’e geri götürmek ve işi profosyonellere havale etmekti.

Amatörlüğün, şanssızlığın ve biraz da dikkatsizliğin bedelini filo olarak ödeyerek o gece Kekova Programını iptal etmek zorunda kaldık. Rüzgarın da şiddetini 25-27 mile çıkarması ile 4 tekne Çiftlik Koyu’nda sabahlamak üzere rotalarını değiştirirken, diğer 2 tekne, sabaha karşı 04:00’te Marmaris Netsel Marina’da olacak şekilde ilerliyordu.

Ertesi sabah, yine poyrazdan 20-25 mil esen rüzgarla uyandık. Sorunu halleden ve çok yorgun oldukları telefondaki seslerinden belli olan Marmaris’teki ekiplerle koordine olarak Fethiye Körfezi girişindeki Peksimet adası kerterizinde yola çıktık. Yaklaşık 30 mile yakın rotayı, balon seyri, büyük dalgalar ve mide bulantılarıyla akşama doğru tamamladıktan sonra, geceyi hep beraber Kapı Creek Koyu’nda geçirmeye karar verdik.

25-26 Nisan: Koy içi Yarışlar ve Eğitimler
3. gün tüm kaptanlarla birlikte sabah uyanır uyanmaz ilk işimiz toplantı yapmak ve yeni rotayı düzenlemek oldu. Geçtiğimiz senenin tekrarını yapmak bizi biraz üzse de, ilk kez böyle bir geziye gelen yelkencilerimizin eğitimi bizim için daha önemliydi. Eğitim programımızın içine seyir becerileri, demirleme, denizden adam kurtarma, navigasyon, haberleşme becerileri üzerine teknik konuları koymuştuk ve bunları uygulamaya karar verdik. Fethiye Körfezi’nin içine hayali şamandıralar atıp, koordinatlarını GPSlerimize kaydettik. Böylece, körfeze çıkıp tavşan startı ile 6 tekne yarışmaya başladık. Telsizden, komodor tekne yarış rotasına ait şamandıra numaralarını veriyor; diğer tekneler komodorun rüzgaraltına iskele kontra diziliyor ve sancak kontra ilerleyen tavşan teknenin hemen kıçından yarış startı alıyordu. Bu sayede yaptığımız yarışlar, hem ekiplerin yelken motivasyonunu artırdı hem de seyir becerilerini çok kuvvetlendirdi.

Bu keyifli seyirden sonra, tüm tekneler yorgun, fakat çok eğlenmiş olarak Tersane Adası’na doğru yöneldi. Tersane Adası’nın muhteşem koyu, ada üzerindeki tarihi doku ve coğrafi güzellik her gelişimizde bizleri daha da mutlu ediyor. Üstelik, 6 teknedeki 41 yelkenci arkadaşın birlikte yiyip içmesi, yıldızların altında şarkılar söylemesi, seyirler üzerine sohbet etmesi doyulmaz bir keyifti hepimiz için.

Sabahleyin, ilk işimiz erkenden kalkmak ve yüzmek oldu. Nisan sonunda denize girerek yüzme sezonumuzu da açmış olduk. Yelken basıp, yarışlarımıza kaldığımız yerden devam ettik. Gün sonun Göcek’e dönüş yolunda rengarenk balonlarla seyir yapan teknelerimizin birbirlerini orsalatmaları, taktik icabı beraber kavança atmaları, rüzgaraltı-rüzgarüstü oyunları hem oyunun içinde olan yelkencilerin hem de bu muhteşem filoyu izleyenlere büyük keyif verdi. Yaklaşık 2 saatlik bu nefes kesen balonla kavança savaşı sonrasında filonun yanına yaklaşan bir katamaranın mürettebatının “Ne güzel bir görüntü yarattınız, nasıl böyle koordine oluyorsunuz?” sorusu hepimizi çok mutlu etti. Tüm bu görüntülerin planlı olmayışı, yalnızca yelken yarış kurallarının getirdiği bilinçle yapılan manevralarla oluşan zerafet, tüm ekibin yüzünde gülümseme yarattı.

Akşam Göcek’in belediye marinasına 6 tekne girdikten sonra herkes duşlara koştu. Sahildeki lokantalardan birinde hep beraber yediğimiz balık yemeği, gezinin en keyifli anlarından biriydi. Geceyi Göcek’in sessiz ve muhteşem sahil yolunda yürüyerek tamamladık. Arkadaşlarımızın çoğu, yürüyüşten sonra geceyi –sezon itibariyle boş olduğu için sadece bize ait- bir diskoda eğlenerek geçirirken, bir kısmı da sahilde kahve içerek dinlenmeyi tercih etti.


27-28 Nisan: Fethiye Körfezi’nden Denizcilik Festivaline
Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ait 6 tekneden marina parası almayarak incelik gösteren Göcek Belediye’sine doğru dürüst teşekkür bile edemeden, Göcek’ten ayrılıp kahvaltı yapmak üzere Yassıca Adalarına doğru yola çıktık. Yassıca Adaları, her ziyaretimizde bizleri çok etkileyen doğal güzelliklerden biri olmuştur. Rüzgarsızlığı da fırsat bilerek, bugünü siesta günü ilan ettik ve neredeyse tüm günü adalarda bot gezileri, yüzme, yemek, eğlence, kitap okuma ve uykuyla geçirdik. Akşamüstüne doğru 8-10 mil kuvvetinde güneyden esmeye başlayan rüzgarla gevşeyen kaslarımızı gerdirme hareketlerine başladık ve yarış startı öncesi hazırlıklarına giriştik.

Hafif rüzgarda yapılan 2 küçük yarış sonrası, Fethiye Körfezinin güneybatısında bulunan küçük koylardan birine girerek geceyi geçirmeye karar verdik. Bu sırada, yeni bir arkadaşımız filoya Göcek’ten dahil olacağı için, teknelerden biri akşam bize katılmak üzere Göcek’e yöneldi. Şarap ve güneşin batışı eşliğinde Domuz Adası Boğazını geçerek, kapkaranlık koydaki tonozları aldık ve hemen yemek hazırlıklarına başladık. Bu sırada telefondan, Göcek’teki teknenin haberini aldık. Malesef, Belediye Marina’sına demirleyen tekne, marinadaki paralel tonoz zincirlerine demirini takmış ve gece olduğu için kurtaramıyordu. Sabahı beklemek ve dalmak zorunda oldukları için geceyi ayrı geçirdik.

Artık seyahatimizin gezi kısmını tamamlayacak ve Marmaris Denizcilik Festivali’ndeki yat yarışlarına katılacaktık. Bu nedenle bu gece gezimizin son gerçek gecesiydi. Diğer geceler hep Marmaris’te marinada geçecekti. Bunun şerefine, her teknede ayrı ayrı yemekler yapıldı, tüm yemekler beraber tadıldı, erzak ve içki stokları tüketildi. Sabahleyin uzun bir seyir tamamlayıp ertesi gün saat 19:00’daki Yat Yarışı Açılış Kokteyline yetişmemiz gerekiyordu. Bu nedenle, sabah erken kalmaya ve vakit kaybetmeden yol almaya karar verdik.

Saat 7:30’da tonoz atarak yola çıktık ve 8:30’a kadar Göcek’teki teknenin bize katılması için Domuz Adası açığında motorları durdurup denize girdik, kahvaltı ettik. Filo tamamlanınca, hep beraber Peksimet Adası’na doğru motorla gittik ve ardından yelken bastık. Güneşli havada 9-12 mil esen güneybatı rüzgarı, rengarenk balonlarımızı şişiriyor ve çok keyifli seyir yapmamızı sağlıyordu. Yaklaşık 8 saatlik balonla seyirden sonra Marmaris Netsel Marina’ya vardık, duş alıp üstümüzü değiştirdikten sonra Açılış Kokteyline yetiştik.

Boğaziçi ekipleri olarak, yarış sigorta masraflarının maddi külfetinden bir nebze olsun kurtulmak için, altı teknenin beşini Yat Yarışlarına kayıt yaptırdık. Bir teknemiz yarışlara girmeyince oluşan Boğaziçili ekip fazlalığını yarışan diğer teknelerde görev vererek giderdik. Yelkencilerimizin bir kısmı, değerli büyüklerimiz Çetin Döker’in ‘Sağnak’, Cumhur Gökova’nın ‘My Mistress’ ve Mehmet Ş. Yılmaz’ın ‘Yeşil’ yatları ile yarıştı. Yat Yarışlarına toplam 18 tekne katılıyor oluşu ve bunun üçte birinin Boğaziçi Ekiplerine ait oluşu büyük ilgi uyandırdı. Çeşitli televizyon, dergi ve gazetelerle yapılan röportajlar, çekilen fotoğraflar, alkışlar, kokteylin ve atmosferin güzelliği, festivalin önemi ve özelliği nedeniyle keyfimiz doruk noktadaydı. Sporcularımızın çoğu ilk kez, bir yelken yarışına –hem de böylesine önemli bir yarışa- katılacağı için hepsinin heyecanı ve sevinci gözlerinden okunuyordu. Bu yarış hem sporcular için kaçırılmaz bir eğitim olanağı hem de kurumsal olarak bizlere büyük bir gurur kaynağı olacaktı.

Kokteylin ardından festivalin renkli atmosferini ve Marmaris’in güzelliğini yaşamak üzere gecemize başladık. Festivalin büyüklüğünü ve Türk denizciliği açısından önemini Marmaris’teki müthiş kalabalığı ve dopdolu programı gördükten sonra anlamıştık.


29-30 Nisan: Marmaris Denizcilik Festivali Yarışları
Yıldız Adası, Kadırga Burnu ve Turunç arasına atılan üçgen parkurdaki yarış startı saat 11:00de olup, rüzgar güneyden 10-14 mil esiyordu. Start öncesi bir araya gelen Boğaziçi Üniversitesine ait 5 teknenin ekiplerinin yüzündeki gurur ve heyecan görülmeye değerdi.

Yaklaşık iki buçuk saat süren yarış sonrası ekipler yorulmuş vaziyette karaya döndüğünde kalan erzakları tüketmek için yemeğimizi teknede yedik. Güneşin batışını hep birlikte izledik ve daha sonra festivalin tadını çıkarmak üzere Marmaris’e dağıldık.

Ertesi günkü start saat 10:00’da, 18-20 mil esen kuzey rüzgarında aynı parkurda verildi. Yarışlar sonrasında, Marmaris Martı Hotel’de yapılan ödül töreni ve kapanış kokteylinin ardından ilk sıraları paylaşan tüm Boğaziçi takımlarının yüzü gülüyordu; diğer teknelerde yarışan Boğaziçili yelkenciler de ilk sıraları alarak ödül sahibi olmuşlardı. 40 Boğaziçili yelkencinin, ödül töreni sonrası sevinci görülmeye değerdi.

Yıllardır bu sporla içiçe olan kaptanlarımızın da çok eğlenmiş oluşu ve gezinin onlara da büyük zevk verdiğini duymak güzeldi. Daha da önemlisi hayatlarındaki ilk yarışlarına ait izlenimlerini dinlediğim birkaç arkadaşım, daha önce bu spora başlamamış oldukları için pişmanlıklarını dile getiriyor; yelken yarışlarının en az geziler kadar eğlenceli olduğunu üstüne basarak anlatıyorlardı. Bu sözleri duymak hepimize büyük keyif ve motivasyon verdi.

Bir eğitim gezimiz daha maceralı fakat kazasız, başarıyla ve eğlenceyle bitti. Gezi öncesinde yapılan programa, rota değişikleri olsa da büyük ölçüde uyulmuştu. Yarışlara katılım ise, gezinin tatlı kısmı olmuştu. Dileriz daha büyük filolarla, örnek olacağımız üniversitelerin takımlarıyla daha sık bu eğlenceyi yaşarız. Türk yelkenciliğinin gelişmesi adına, Boğaziçi Yelken Takımı olarak bir nebze katkımız olduysa ne mutlu bize...

Web: http://www.sailing.boun.edu.tr/
Eposta: bogazici_yelken@yahoo.com

March 13, 2005

Kış Gezisi 2005

Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı
Kış Gezisi 2005
Tekne gruplari:1) Refik Erzan (kaptan), Barış Aydınsoy, Alper Okay, Zeynep Adali, Emre Erdem, Berivan Sengül, Coşku Çobanoglu 2) Levent Baş (Kaptan), Neslihan Gerek, Emre Menekşe, Özge Karakoca, Ozan Yusuf Kaya, Sinan Koçak, Can Çavlı1 – 2 Subat I. Gün-Marmaris Yoğun talep nedeniyle bir kısmını ikiye böldüğümüz kış gezisinin 12 kişilik ilk grubu, son dakikada verilen 3 fireyle 9 kişi olarak saat 21de Harem’deki Metro Yazıhanesinin önünden yola koyuldu. Saat 11de Marmaris otagarına varsak da, alışveriş yapıp teknelere yerleşmemiz ve yola çıkmamız 16’yı buldu. Levent Baş’ın kaptanlığındaki Yüksel 33 ekibi (Neslihan Gerek, Ozan Y. Kaya, Özge Karakoca, Sinan Koçak) ve Refik Erzan’ın kaptanlığındaki Melisa ekibi (Barış Aydınsoy, Zeynep Adalı, Alper Okay) lodos fırtınasının gözüne doğru yola koyuldu. Fırtna beklentisi, düşük hava (en fazla 8 knot) ve saatin oldukça geç olması nedeniyle yelkenleri hiç açmadan çiftlik koyuna doğru motorla yol aldik ve hava karardıktan sonra bu koyun güneyine bağlandık. Buradaki hala inşaatı süren ve büyük bir kısmının tahtaları henüz yerleştirilmemiş olan iskeleye Yüksel 33 bordaladı, Melisa da ona bordaladı. Baştan ve kıçtan koltuk alınarak doğu – batı doğrultusundan gelecek rüzgarlara karşı önlem alındı. 2 saatlik vardiyalarla nöbet tutulmasına karar verildi. Gece boyunca yön değiştiren rüzgar nedeniyle iskeleye dayanan tekneyi rahatlatmak için teknenin başından kuzey doğu yönünde bir koltuk daha alınması düşünüldü fakat gece tahtasız iskele üzerinde yürümenin tehlikesi göz önüne alınarak bu fikirden vaz geçildi. Sabah 4 – 6 nöbeti sakin bir havayla başladı fakat aniden şiddetlenen rüzgar beraberinde dolu getirdi. Kısa süren doludan sonra rüzgarın siddeti azalsa da tamamen durulmadı. Bir süre sonra yeniden şiddetlendi ve bu sefer fındık büyüklüğünde yağan dolu yaklaşık 10 dakika sürdü. Tekneni üstü 10 cm buz oldu.
3 Subat 05II. Gün-Çiftlik KoyuHava Durumu: Yagis bugün aksama kadar etkili, gece yarisindan sonra etkisini kaybediyor. Daha sonra 5i aksamina kadar Hisarönü Körfezinde yagis yok, ama körfez tam yagis sinirinda. Simi ve Datça’da yagis var, bu yagistan Hisarönü Körfezi de etkilenebilir. Rüzgarlar: öglene kadar güneybati, 5 – 6 kuvvetinde, ögleden sonra batiya dönüyor. Rodos kanalinda (gidecegimiz yön) 6 – 7 kuvvetinde, gece yarisindan sonra etkisini kaybediyor, 3 – 4 kuvvetinde. Rodos kanalinda beklenen sert hava nedeniyle Çiftlik Koyu’nda bir gece daha geçirme karari aldik. Bir önceki geceyi ayakta geçirerek yorulan ekip bu firsati dinlenerek degerlendirdi. Telefonlar, notebooklar, kameralar sarj edildi. Deniz suyu çok sicakti, Baris ve Zeynep denize girdiler.Ögleden sonra koyun agzindan 20 – 30 knot saganaklarla sert hava geldi. Netsel Marinaya geri dönüp dönmememiz gerektigi konusu tartisildi fakat böyle bir havada koydan çikmanin olanaksiz olduguna karar verildi. Saat 15:30 da hava oldukça sakinledi, yine de geç oldugu için Çiftlik’te kalma kararina sadik kalindi.Aksam yemegi ortak hazirlandi ve Melisa’da yenildi. Yemekten sonra Ozan zaten dibi delik olan ve firtinada patlayan usturmaçalarla agir hasar alan gezi bütçemizi denklestirebilmek için kamarasina çekildi. Iskelenin çok kötü olmasi, iç tekneyi gereksiz yere iskeleye fazla yaklastirmamiz ve bazi halatlari fazla germemiz nedeniyle bir kaç ip koptu ve 3 usturmaça patladi. Yemekten sonra 8 kisi tabu oynadik. Baris – Levent – Özge ve Zeynep’ten kurulu ilk ekip baslarda arayi oldukça açti. Fakat daha sonra Sinan ve Alper’in müthis çikislari ile diger ekip farki kapatti. Sonuçta Levent’in ekibi 2 sayi farkla oyunu önde bitirdi.Gece Firtna beklentisi olmadigi için nöbet tutmama karari alindi. 4 Şubat 05 III.Gün-Çiftlik’ten BozukKale’yeSabah 9’da kahvaltıdan hemen sonra Çiftlik’ten ayrılarak Bozukale’ye doğru yola çıktık. Yüksel 33 teknesinin gün kaptanlığını Özge yaptı. Koydan çıktıktan sonra anayelkenler basıldı fakat rüzgar çok azdı ve devamlı yön değiştiriyordu. Bu nedenle daha iyi bir havayla karşılaşana kadar motor + anayelken devam etmeye karar verildi. 1 saat içinde rüzgar şiddetini arttırdı. Bozukale’ye kadar orsadan pupaya değişen seyirlerde yelken yaptık. Deniz dalgalıydı ve rüzgar stabil olmadığı için yorucu bir seyirdi. 15.30da Bozukale’ye geldik. Burası güney – güneybatı yönünde girişi olan kuzeyli rüzgarlara karşı korunaklı bir koy. Karadan ulaşımı zor olduğu için kıyıda bir kaç lokanta ve iç kesimlerinde keçilerin geceleri ağıllardan başka birşey yok. Telefonlar çekmediği için ailelere ulaşmak da sorun oldu. Restoranların ömümdeki tonozlara bağlanarak botlarla kıyıya çıkarak karada ufak bir gezi yaptık.daha sonra da ateş yakarak mangal yaptık. Çoban Ali restoranın kışın bekçiliğini yapan Mustafa amca bize her konuda çok yardımcı oldu. Ateş yaktı, sandalye getirdi, mutfağını ve odasını bize açtı. Hava karardıktan sonra manzara mükemmeldi. Günlerdir kapalı olan gökyüzünde tek bir bulut bile yoktu ve bütün yıldızlar pırıl pırıldı. Ateş canlandırıldı. Mustafa amca klarnetiyle Klasik Türk Müziğinden oyun havalarına kadar her türlü müzikle akşamımıza renk kattı. 5 Şubat 05IV. Gün – Bozukkale - BozburunHava Durumu: rüzgar kuzey – kuzeybatıdan 11 – 15 knots, stabil. Dalga kıyılarda az, açıklara gidildikçe artıyor.Bozukale’den Bozburun’a doğru 10’da yola çıkıldı. Yüksel 33’ün gün kaptanlığını Ozan yaptı. Deniz ve rüzgart yelken yapmaya oldukça elverişliydi.Yüksel 33’te navigasyonla ilgili bir iletişimsizlik yüzünden rotadan saparak açığa düştük. Arayı kapatmaya çalışırken yanlış yerde tiramola kararı ve iki başarısız tiramolayla iyice geriye düştük. Saat 14:30 da Bozburun’a vardık. Buradan bize katılacak arkadaşları beklerken (Emre Menekşe, Berivan, Emre Erdem, Can Çavlı, Coşku) tekneleri (ve kendimizi) temizledik, erzak eksiklerini belirledik. Elektrik bağlantısı sayesinde teknemizi ısıttık, günlerdir yağmur altında kurumak bilmeyen eşyalarımız kuruttuk, su ikmali yaptık. Bu arada Refik Hoca’ya İstanbul’dan ‘minik yelkencinin’ kız olacağı haberi geldi. Akşam yemeğini yediğimiz Kandil Restoranda kadehler minik yelkenci Zeynep için kaldırıldı.6 Şubat 05V. Gün – Hisarönü KörfeziSabah 9:30 da Bozburun’dan ayrılarak Selimiye’ye doğru yola çıktık. Yüksel 33 teknesinin gün kaptanlığını Sinan yaptı. Planımız öğlen Selimiye’de olmak, burada birşeyler yiyp, gecelemek için Orhaniye’deki Martı Marinaya doğru yola çıkmaktı.Yüksel 33’te vinç kolunun birinin suya düştü, diğeri de trimalodan sonra genoayı almaya çalışırken kırıldı. Bu yüzden bu tekne orsa kolunun kalan kısmını motorla geçmeye karar verdi. Selimiye ve Orhaniye koylarının bulunduğu körfeze girince rüzgarı apazdan almaya başladık ve motoru durdurup yelken yapmaya karar verdik. Diğer tekneye direk Orhaniye’ye gitme önerisinde bulunduk fakat kabul edilmedi. Ancak navigasyonda yapılan bir hata nedeniyle Melisa rotasını Orhaniye’ye çevirdi ve Selimiye’nin yanından geçip gitti. Biz de onları takip ederek Martı marinaya vardık. Burada gelirken kakıç ve fırçayı da düşürdüğümüzü fark ettik. Deniz dalgalıydı ve vinç kolu olmadan yaptığımız bu seyir oldukça yorucuydu. Martı marinada tekneleri ısıttık, yıkadık su ikmali yaptık. Oldukça lüks olan duşlarında bütün ekip yorgunluğunu attı. 7 Şubat 05 VI. Gün – Yeşilova Körfezi ve SerçeGeri dönüş başladı. Yüksel 33’ün gün kaptanlığını Emre menekşe yaptı. Orhaniye’den çıktıktan sonra ilk hedef Söğüt’tü. Burada öğlen yemeği yenilecek, yapılabilirse Söğüt’te yaşayan arkadaşlar ziyeret edilecekti. Rüzgarın yönü ve şiddeti balon basmaya çok elverişli olduğu için önce Yüksel 33, daha sonra da Melisa balon bastı. Ancak Melisa’da balon ters basıldığı için iki tekne arasındaki fark oldukça açıldı. Rüzgar sertleştikten sonra balon indirildi. Daha sonra rüzgar düştükçe birkaç kez daha balonun çıkarılması düşünüldü ancak rüzgarın şiddeti stabil olmadığı ve sağanakların bizi zor durumda bırakabileceği göz önünde bulundurularak balon basılmadı.Söğüt’te karaya çıkmadık ve görüşmek istediğimiz kişilere de telefonla ulaşamadık. Burada yenilen öğle yemeğinden sonra Serçe’ye doğru yola çıkıldı. Yol boyunca ortalam 22 – 25 knot havada geniş apaz seyri yapıldı. Serçe’ye ulaşabilmek için sancak kontradan iskele kontraya geçmemiz gerekiyordu. Yüksel 33 kavançaya cesaret edemeyerek bu manevrayı tiramola ile yaptı. Fakat Melisa 29 knot havada çok başarılı bir kavançayla manevrasını tamamladı. Serçe de kuzeyli rüzgarlara karşı korunaklı, içinde tek bir lokanta olan ıssız bir koydu. Burada Melisa 3 farklı tonoza bağlanarak koyun kuzeyindeki vadiden gelebilecek rüzgarlara karşı kendini emniyete almaya çalıştı. Yüksel 33 de Melisa’ya bordaladı. Gece sakin geçti, nöbet tutmaya ihtiyaç duyulmadı. 8 Şubat 05VII.Gün –Geri Dönüş 9:15 te Marmaris’e doğru yola çıkılıdı. Yüksel 33ün gün kaptanlığını Neslihan yaptı. Koydan çıkılır çıkılmaz yelkenler basıldı. Orsa – dar apaz seyirde bir süre iki tekne yan yana gitti. Ancak Melisa yavaş yavaş farkı açtı. Hava sertleşmeye başladıktan sonra Melisa üstünlüğünü koruyamadı ve Yüksel 33ün aradaki farkı kapatmasına engel olamadı. Rüzgar altından şarkılar ve sloganlar eşliğinde nihayet geçildi. Bu arada verilen yanlış bir tiramola kararıyla aradaki fark oldukça açıldı. Koyun girişindeki boğazdan geçebilmek için çok mücadele verdik. Ancak Melisa erken pes etti ve boğazı motorla geçti. Marmaris’te bir gece aradan sonra medeniyetle yeniden buluşan ekip duşlara hücüm etti. Refik Hoca akşam yemeğinden hemen sonra İstanbul’a gitmek üzere aramızdan ayrıldı. Ekip de Marmaris’te yapılan ufak bir yürüyüşten sonra teknelerine çekildi. 9 Şubat 05VIII. Gün- Marmaris EğitimlerSabah 8:30da 10 Şubatta başlayacak on – line registration için Özge ve Ozan aramızdan ayrıldı. Alper de bir süre sonra İzmir’e doğru yola çıktı. Ozan saymanlık işini Coşku’ya devretti ve eksilen ekibi dengelemek için Coşku Yüksel 33’e geçti. Tekneleri temizlemek, denizden adam kurtarma ve demir atma antremanları yapmak için Netsel marinadan çıktık. Koy içinde bir sahilde tüm ekip teker teker demir atma çalışması yaptı. Denizden adam kurtarma antremanı da bir kaç başarısız denemeden sonra yapıldı. Sintineyi boşaltmak için koyun dışına doğru yola çıkıldı. Bu işlemeler bittikten sonra iki tekne yarış yapmaya karar verdi. Sonuna kadar başa baş geçen yarışı Melisa önde bitirdi. Netsel Marinaaya dönüşte bir yarış daha yapıldı. Yalancı Boğaz’ın açığında rüzgarsız kalan Melisa Yüksel 33ün galibiyetini kabul ederek yarışı sonlandırdı. Mazot alınarak Netsel Marina’ya girildi.Netsel Marina’da başlayan iç temizlik Yüksel Yatçılık’tan gelen görevlilerin “biz bir daha temizleyeceğiz, çok ince temizlik yapmanıza gerek yok” demesiyle son buldu. Teknede kalan tüm yiyecek dişarı çıkarıldı ve pontonda biskui, şokella, çorba, şarap,... vs’den oluşan açık büfe bir akşam çayı verildi. Yol için yanımıza aldıklarımız dışında paketi açılmamış her şey tekrar teknelere konuldu. Berivan ve Can Çavlı Bodrum’a, Emre Erdem ve Coşku da Eskişehir’e doğru yola çıktı. İstanbul’a dönecek 6 kişi (Neslihan, Levent, Barış, Zeynep, Sinan, Emre Menekşe) 21e kadar Marmaris’te vakit geçirdi. dönüş yolculuğu gidişten de sakin, 10 şubat Perşembe sabahı saat 9da Harem’de son buldu. Gezinin Unutulmaz Sözleri-otobus“Başka vinç kolu var mıydı teknede?”“Hocam sabah don olmasın diye güverteyi süpürüyorum.”“Wind is coming down!” “Hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor.”“Her ‘pıt’ 20 dolar.”“Valla bundan sonra saymana hiç stres yok! Ben sayarım öderim.”“Pudingi sıcak yemek isteyen var mı?”“Teknede piyaz yemek, apparent wind hızını artırıyor.”“Şööyle öğüre öğüre kusmak istiyorum.”“Ulan daha boyayı tamamlamadık, cilaya neden başlıyoruz?”“Kollar böyle durunca, koltuk altlarını serinletiyorum.”“Ben horlamam ki!”“Bu direğin içinde motor mu var?”“Bak şimdi, bu dolu fırtınanın tam merkezinde, 10 dakika sonra fırtına dinecek!”“Bu kıymayı ne yapalım?”“Kürek nasıl çekiliyor ki?”“Olm boşlama şu cenovayı!”“Oh bee, bugün de bitti.”“Şimdi Uçak diyince ne geliyor aklınıza?”“Bak şimdi bir otomobil var. Hani uçuyor...”“Ne demek Marinaya servis yok, ben bu bavulu elimde mi tasiycam simdi!! Hayatimda tasimamisim…”“Sinan sen bu t-shirtle Bozburunda iyi kiz tavlarsin!”“V12 cok iyi makina, iyi ceker!”“Rudolf Diesel V25 yapmis!”(Firtinada) “Bu ne ki, eger hava patlarsa, tekneleri burda tutamayiz!”“Ozaaan koş, kamaramızı dekore edicez!”“Evet deniz kabardi, biseyler olucak. Ben yatıyorum.”“Sinan, benim de psikolojimi bozdun!”“Şarabı hakedicek hic bisey yapmadin!““Biz seyir esnasinda yemek yiyemiyoruz, hersey artti”“Insan gibi yedik, insan gibi yelken yaptık!”“Simdi Yuksel Yatciligin surprizi, Dufour 50 ile beles tramola antremanı!““Biz bi Bavaria’lara bakalim…”“Otogar’da Fedai Abi’ye gidin, biz yelkenciyiz diyin…”“Ana yelkeni boşkoy!”“Mr.Spinnaker sıkıldı asagida!”1."Karnım ac degil, enerji olsun diye yiyiyorum."agrili insaat iscisi:"La burda bi Zozan varmıs, kimdir O ?"aynı adam : buranın lodosu fenadır tekneleri iyi baglayin...bu koyda dus yapabilir miyiz acaba?(gece02:30-lodos fırtınası guverte nobeti) 5.teoriyi bırak ulan aksam kıymayi yiyecek miyiz onu soyle..."Fedai abi, aksam orda mısın tekneden iner inmez yanina geliyorum" "Lan Mamati helal olsun, senin kebap 1,5 oldu!""Niye kimse cevap vermiyo, hepiniz mi paketsiniz?! Kargo gemisi mi lan bu, atarim hepinizi denize!!!""hep yıkama - yaglama, motor hic calismiyo mu?"“ -600 mil var gozukuyo? – koordinat olarak Ingiltere’yi mi girdin?!!” “Usturmacalar adiymis, kendiliginden patladi diyelim.“ “Usturmaca yuzume patladi.““Teknede dus almak icin, Hamidiye zirhlisi gibi manevra yapmak gerekiyor!““Kemal Ağa harika bir adam, hem filosof hem zampara”“Yarin Tornado da olsa, Twister da olsa, yelken basalim!”“Oha supurgeyle kakic da dusmus!”“Sıcak şarabı kaynatma, alkolu ucar!““Nasıl olur ya, bizim GPS mi bozuk!““Ben gordum, siz ekipmanlari cok zorluyorsunuz!““ Mamati gelirken karbon direk de getir!““Hocam sabah 5.30’dan beri kazıyorum!““Bi ara bizim teknedeki tencereleri de bi dolastirsana…““-Ya simdi butun bunlarda hedef ne, sen onu soyle? –hedef kaliteli yasam hocam!“Neslihan Gerek