May 25, 2005

Bahar Gezisi 2005

Yazan: Levent Baş ( baslevent@gmail.com )

Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı Bahar Tatili Gezisi

Ülkemizde birçok yelken kulübünün düzenlemeyi arzu ettiği yelken gezilerini, Türkiye’nin ilk üniversite yelken takımı olan, Boğaziçi Yelken Takımı kendine has eğitim programı ve sürekli genişleyen topluluğuyla düzenli olarak düzenliyor. 23-30 Nisan tarihlerinde yapılan gezide 41 kişilik yelkenci kafilesi 6 tekneden oluşan filoyla Fethiye Körfezine ve Marmaris Denizcilik Festivaline renk kattı.

23-24 Nisan: Marmaris’ten Fethiye Körfezi’ne
Boğaziçi Üniversitesi’nin geleneksel hale gelen bahar tatilini fırsat bilerek düzenlediğimiz ve bu sefer en kalabalığını gerçekleştiriyor olduğumuz Yelken Eğitim Gezisinin organizasyonuna Mart ayı ortasında başlamıştık. Bu sene sponsorsuz düzenlediğimiz organizasyonun tüm yükünü sporcular kendi aralarında paylaştılar. Yıl boyunca farklı seviyedeki eğitimlerine devam eden 29 sporcumuz, kaptanlık eğitiminde olan 7 sporcumuz ve 5 gözetmen kaptanımızdan oluşan 41 kişilik kafilemiz için Marmaris Yüksel Yatçılık’tan kiraladığımız 6 eş tekneyi bir haftalığına devralmak üzere Cuma akşamı İstanbul’dan yola çıktık ve saat 11:00’de Marmaris’e vardık. Bu tür yolculukların en zor kısmı, gezi öncesi yapılan alışveriş ve tekne yerleştirme işlemleridir. Bu konuda artık çok tecrubeli olsak da, çıkış öncesi son toplantılar ve yatın üzerinde verilen brifinglerle çıkış saatimiz 15:30’a kadar uzadı.

Bu sene ilk olarak yapmayı düşündüğümüz, Kaş-Kekova rotası ve bizi bekleyen uzun gece seyri hepimizi çok heyecanlandırıyordu. Marmaris’i geride bırakıp Kadırga Burnu’nu bordaladığımızda atılan kavançalardan birinde teknelerden birinin cenovasının orta yerden yırtılması, “Dakika bir, gol bir” dedirterek filonun moralini bozdu. Tek çare, Marmaris’e geri dönmek ve cenovayı değiştirmekti. Filoyu bozmak istemediğimizden, diğer beş tekne Kaş rotasını birkaç saatliğine erteleyerek pruvalarını Gerbekse Koyuna çevirdiler.

Yüksel Yatçılık’tan her daim yardımımıza koşan Murat’ın yırtılan cenovayı bizimle denizde buluşarak değiştirme önerisi hepimizi bir nebze olsun rahatlatmıştı. Bu sayede zamandan kazanacak ve bu akşam içinde Kaş Rotasına devam edebilecektik. Yelkenler değiştirildikten hemen sonra, Boğaziçi ekipleriyle yapılan telsiz görüşmelerinden, bir teknede daha sorun olduğu anlaşılıyordu.

Filo, Gerbekse Koyu’na doğru yöneldiği sırada, yelken indirip motor basan teknelerden biri motordaki hararetten şikayetçi olurken az sonra, -ana yelkeni furlingli olan iki tekne vardı- ana yelken furlinginin sıkıştığı haberini veriyordu. Bu karmaşa, istemsiz birkaç tramola atmalarına sebep olmuştu. Tüm filo, bu teknenin başına gelenleri üçer dakika arayla telsizden dinlediği için, durum bir korku filmine benzemeye başlıyordu. En kötü haber, en son geldi. Karmaşa sırasında, hiç olmayacak birşey; cenova iskotalarından biri pervanenin şaftına sarmıştı. Tüm dalma, kurtarma, kesme, biçme müdahalelerine rağmen halatı pervaneden kurtaramayınca, tek çare başı dertte olan tekneyi yedekleyip, Marmaris’e geri götürmek ve işi profosyonellere havale etmekti.

Amatörlüğün, şanssızlığın ve biraz da dikkatsizliğin bedelini filo olarak ödeyerek o gece Kekova Programını iptal etmek zorunda kaldık. Rüzgarın da şiddetini 25-27 mile çıkarması ile 4 tekne Çiftlik Koyu’nda sabahlamak üzere rotalarını değiştirirken, diğer 2 tekne, sabaha karşı 04:00’te Marmaris Netsel Marina’da olacak şekilde ilerliyordu.

Ertesi sabah, yine poyrazdan 20-25 mil esen rüzgarla uyandık. Sorunu halleden ve çok yorgun oldukları telefondaki seslerinden belli olan Marmaris’teki ekiplerle koordine olarak Fethiye Körfezi girişindeki Peksimet adası kerterizinde yola çıktık. Yaklaşık 30 mile yakın rotayı, balon seyri, büyük dalgalar ve mide bulantılarıyla akşama doğru tamamladıktan sonra, geceyi hep beraber Kapı Creek Koyu’nda geçirmeye karar verdik.

25-26 Nisan: Koy içi Yarışlar ve Eğitimler
3. gün tüm kaptanlarla birlikte sabah uyanır uyanmaz ilk işimiz toplantı yapmak ve yeni rotayı düzenlemek oldu. Geçtiğimiz senenin tekrarını yapmak bizi biraz üzse de, ilk kez böyle bir geziye gelen yelkencilerimizin eğitimi bizim için daha önemliydi. Eğitim programımızın içine seyir becerileri, demirleme, denizden adam kurtarma, navigasyon, haberleşme becerileri üzerine teknik konuları koymuştuk ve bunları uygulamaya karar verdik. Fethiye Körfezi’nin içine hayali şamandıralar atıp, koordinatlarını GPSlerimize kaydettik. Böylece, körfeze çıkıp tavşan startı ile 6 tekne yarışmaya başladık. Telsizden, komodor tekne yarış rotasına ait şamandıra numaralarını veriyor; diğer tekneler komodorun rüzgaraltına iskele kontra diziliyor ve sancak kontra ilerleyen tavşan teknenin hemen kıçından yarış startı alıyordu. Bu sayede yaptığımız yarışlar, hem ekiplerin yelken motivasyonunu artırdı hem de seyir becerilerini çok kuvvetlendirdi.

Bu keyifli seyirden sonra, tüm tekneler yorgun, fakat çok eğlenmiş olarak Tersane Adası’na doğru yöneldi. Tersane Adası’nın muhteşem koyu, ada üzerindeki tarihi doku ve coğrafi güzellik her gelişimizde bizleri daha da mutlu ediyor. Üstelik, 6 teknedeki 41 yelkenci arkadaşın birlikte yiyip içmesi, yıldızların altında şarkılar söylemesi, seyirler üzerine sohbet etmesi doyulmaz bir keyifti hepimiz için.

Sabahleyin, ilk işimiz erkenden kalkmak ve yüzmek oldu. Nisan sonunda denize girerek yüzme sezonumuzu da açmış olduk. Yelken basıp, yarışlarımıza kaldığımız yerden devam ettik. Gün sonun Göcek’e dönüş yolunda rengarenk balonlarla seyir yapan teknelerimizin birbirlerini orsalatmaları, taktik icabı beraber kavança atmaları, rüzgaraltı-rüzgarüstü oyunları hem oyunun içinde olan yelkencilerin hem de bu muhteşem filoyu izleyenlere büyük keyif verdi. Yaklaşık 2 saatlik bu nefes kesen balonla kavança savaşı sonrasında filonun yanına yaklaşan bir katamaranın mürettebatının “Ne güzel bir görüntü yarattınız, nasıl böyle koordine oluyorsunuz?” sorusu hepimizi çok mutlu etti. Tüm bu görüntülerin planlı olmayışı, yalnızca yelken yarış kurallarının getirdiği bilinçle yapılan manevralarla oluşan zerafet, tüm ekibin yüzünde gülümseme yarattı.

Akşam Göcek’in belediye marinasına 6 tekne girdikten sonra herkes duşlara koştu. Sahildeki lokantalardan birinde hep beraber yediğimiz balık yemeği, gezinin en keyifli anlarından biriydi. Geceyi Göcek’in sessiz ve muhteşem sahil yolunda yürüyerek tamamladık. Arkadaşlarımızın çoğu, yürüyüşten sonra geceyi –sezon itibariyle boş olduğu için sadece bize ait- bir diskoda eğlenerek geçirirken, bir kısmı da sahilde kahve içerek dinlenmeyi tercih etti.


27-28 Nisan: Fethiye Körfezi’nden Denizcilik Festivaline
Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ait 6 tekneden marina parası almayarak incelik gösteren Göcek Belediye’sine doğru dürüst teşekkür bile edemeden, Göcek’ten ayrılıp kahvaltı yapmak üzere Yassıca Adalarına doğru yola çıktık. Yassıca Adaları, her ziyaretimizde bizleri çok etkileyen doğal güzelliklerden biri olmuştur. Rüzgarsızlığı da fırsat bilerek, bugünü siesta günü ilan ettik ve neredeyse tüm günü adalarda bot gezileri, yüzme, yemek, eğlence, kitap okuma ve uykuyla geçirdik. Akşamüstüne doğru 8-10 mil kuvvetinde güneyden esmeye başlayan rüzgarla gevşeyen kaslarımızı gerdirme hareketlerine başladık ve yarış startı öncesi hazırlıklarına giriştik.

Hafif rüzgarda yapılan 2 küçük yarış sonrası, Fethiye Körfezinin güneybatısında bulunan küçük koylardan birine girerek geceyi geçirmeye karar verdik. Bu sırada, yeni bir arkadaşımız filoya Göcek’ten dahil olacağı için, teknelerden biri akşam bize katılmak üzere Göcek’e yöneldi. Şarap ve güneşin batışı eşliğinde Domuz Adası Boğazını geçerek, kapkaranlık koydaki tonozları aldık ve hemen yemek hazırlıklarına başladık. Bu sırada telefondan, Göcek’teki teknenin haberini aldık. Malesef, Belediye Marina’sına demirleyen tekne, marinadaki paralel tonoz zincirlerine demirini takmış ve gece olduğu için kurtaramıyordu. Sabahı beklemek ve dalmak zorunda oldukları için geceyi ayrı geçirdik.

Artık seyahatimizin gezi kısmını tamamlayacak ve Marmaris Denizcilik Festivali’ndeki yat yarışlarına katılacaktık. Bu nedenle bu gece gezimizin son gerçek gecesiydi. Diğer geceler hep Marmaris’te marinada geçecekti. Bunun şerefine, her teknede ayrı ayrı yemekler yapıldı, tüm yemekler beraber tadıldı, erzak ve içki stokları tüketildi. Sabahleyin uzun bir seyir tamamlayıp ertesi gün saat 19:00’daki Yat Yarışı Açılış Kokteyline yetişmemiz gerekiyordu. Bu nedenle, sabah erken kalmaya ve vakit kaybetmeden yol almaya karar verdik.

Saat 7:30’da tonoz atarak yola çıktık ve 8:30’a kadar Göcek’teki teknenin bize katılması için Domuz Adası açığında motorları durdurup denize girdik, kahvaltı ettik. Filo tamamlanınca, hep beraber Peksimet Adası’na doğru motorla gittik ve ardından yelken bastık. Güneşli havada 9-12 mil esen güneybatı rüzgarı, rengarenk balonlarımızı şişiriyor ve çok keyifli seyir yapmamızı sağlıyordu. Yaklaşık 8 saatlik balonla seyirden sonra Marmaris Netsel Marina’ya vardık, duş alıp üstümüzü değiştirdikten sonra Açılış Kokteyline yetiştik.

Boğaziçi ekipleri olarak, yarış sigorta masraflarının maddi külfetinden bir nebze olsun kurtulmak için, altı teknenin beşini Yat Yarışlarına kayıt yaptırdık. Bir teknemiz yarışlara girmeyince oluşan Boğaziçili ekip fazlalığını yarışan diğer teknelerde görev vererek giderdik. Yelkencilerimizin bir kısmı, değerli büyüklerimiz Çetin Döker’in ‘Sağnak’, Cumhur Gökova’nın ‘My Mistress’ ve Mehmet Ş. Yılmaz’ın ‘Yeşil’ yatları ile yarıştı. Yat Yarışlarına toplam 18 tekne katılıyor oluşu ve bunun üçte birinin Boğaziçi Ekiplerine ait oluşu büyük ilgi uyandırdı. Çeşitli televizyon, dergi ve gazetelerle yapılan röportajlar, çekilen fotoğraflar, alkışlar, kokteylin ve atmosferin güzelliği, festivalin önemi ve özelliği nedeniyle keyfimiz doruk noktadaydı. Sporcularımızın çoğu ilk kez, bir yelken yarışına –hem de böylesine önemli bir yarışa- katılacağı için hepsinin heyecanı ve sevinci gözlerinden okunuyordu. Bu yarış hem sporcular için kaçırılmaz bir eğitim olanağı hem de kurumsal olarak bizlere büyük bir gurur kaynağı olacaktı.

Kokteylin ardından festivalin renkli atmosferini ve Marmaris’in güzelliğini yaşamak üzere gecemize başladık. Festivalin büyüklüğünü ve Türk denizciliği açısından önemini Marmaris’teki müthiş kalabalığı ve dopdolu programı gördükten sonra anlamıştık.


29-30 Nisan: Marmaris Denizcilik Festivali Yarışları
Yıldız Adası, Kadırga Burnu ve Turunç arasına atılan üçgen parkurdaki yarış startı saat 11:00de olup, rüzgar güneyden 10-14 mil esiyordu. Start öncesi bir araya gelen Boğaziçi Üniversitesine ait 5 teknenin ekiplerinin yüzündeki gurur ve heyecan görülmeye değerdi.

Yaklaşık iki buçuk saat süren yarış sonrası ekipler yorulmuş vaziyette karaya döndüğünde kalan erzakları tüketmek için yemeğimizi teknede yedik. Güneşin batışını hep birlikte izledik ve daha sonra festivalin tadını çıkarmak üzere Marmaris’e dağıldık.

Ertesi günkü start saat 10:00’da, 18-20 mil esen kuzey rüzgarında aynı parkurda verildi. Yarışlar sonrasında, Marmaris Martı Hotel’de yapılan ödül töreni ve kapanış kokteylinin ardından ilk sıraları paylaşan tüm Boğaziçi takımlarının yüzü gülüyordu; diğer teknelerde yarışan Boğaziçili yelkenciler de ilk sıraları alarak ödül sahibi olmuşlardı. 40 Boğaziçili yelkencinin, ödül töreni sonrası sevinci görülmeye değerdi.

Yıllardır bu sporla içiçe olan kaptanlarımızın da çok eğlenmiş oluşu ve gezinin onlara da büyük zevk verdiğini duymak güzeldi. Daha da önemlisi hayatlarındaki ilk yarışlarına ait izlenimlerini dinlediğim birkaç arkadaşım, daha önce bu spora başlamamış oldukları için pişmanlıklarını dile getiriyor; yelken yarışlarının en az geziler kadar eğlenceli olduğunu üstüne basarak anlatıyorlardı. Bu sözleri duymak hepimize büyük keyif ve motivasyon verdi.

Bir eğitim gezimiz daha maceralı fakat kazasız, başarıyla ve eğlenceyle bitti. Gezi öncesinde yapılan programa, rota değişikleri olsa da büyük ölçüde uyulmuştu. Yarışlara katılım ise, gezinin tatlı kısmı olmuştu. Dileriz daha büyük filolarla, örnek olacağımız üniversitelerin takımlarıyla daha sık bu eğlenceyi yaşarız. Türk yelkenciliğinin gelişmesi adına, Boğaziçi Yelken Takımı olarak bir nebze katkımız olduysa ne mutlu bize...

Web: http://www.sailing.boun.edu.tr/
Eposta: bogazici_yelken@yahoo.com

No comments: